Pages

22 Haziran 2012 Cuma

Jelly Sandwich

Merhabalar :) Bu aralar iyice oje blogları arasında kendimi kaybetmeye başladım. Birinden birine sonra ötekine derken saatler geçiriyorum sonradan farkına varıyorum :D Tabi dolayısıyla diğer insanların yaptıklarından da ilham alıyorum zaman zaman. "Şunu bi de ben denesem nasıl olcak acaba?" diyorum. Bugün de o günlerden birindeyiz işte sevgili ojeseverler.


Normalde bi insana Jelly Sandwich dendiğinde mümkün değil aklına tırnakla ilgili olabilceği gelmez ama, oje dünyasında bambaşka bi anlamı var bu ismin. Baya yaygın bi tarzmış sonradan farkettim, denemekten zarar gelmez dimi? :)




Malum, adını da aldığı üzere yaptığımız gerçekten bi sandviç. Aslında basit bi yöntem olsa da yine de adım adım anlatmak istedim.


Öncelikle 2 kat base coat sürüyoruz. Ben Manhattan Quick Dry 52B yi tercih ettim.




Sonrasında da istediğiniz renk ve biçimde simli ojeler uygulayabilirsiniz. Ben renk katması açısından 2 farklı oje kullandım. Alix Avien 110 ve Claire's G91




Son olarak da yarı saydam bir ojeyi son kat olarak uyguluyoruz. Burda istediğiniz rengi kullanabilirsiniz, önemli olan ojenin çok koyu bir renk ve kıvamda olmaması. Ben mavi tonlarda Golden Rose 132yi tercih ettim.




Sonuç da böyle oluyor:






İşte Jelly Sandwich'imiz hazır! Ben elimdeki ojeleri kullandım ama eğer alıcaksanız şahsen ben daha büyük simler içeren ojeleri almanızı tavsiye ederim, daha belirgin ve hoş bi görüntü yakalarsınız.


Beğendiyseniz ya da siz de bu yöntemi denediyseniz mutlaka yorum bırakın! Görüşmek üzere! :)

16 Haziran 2012 Cumartesi

Tape Mani

Merhabalar. Bugün yine bir diğer gereksiz uğraşımla karşınızdayım :) Ama bilenler bilir, nail art olayına bir kere daldıktan sonra bi daha çıkmak biraz zor. Zaten watermarble tekniğini de denediğim gün "Bir manikür için en fazla ne kadar zaman ve emek sarfedilir?" kavramı kafamda tamamen anlamsızlaşmıştı sanırsam :)


Her neyse, bugünkü konumuz çok daha basit ve yaygın bir teknik. Taping nail art, yani bant kullanarak yapılan manikür tekniği. Sanırım french için kullanılan bantları çoğunuz kullanmış ya da en azından görmüşsünüzdür. Ama bu sefer farklı bir malzeme kullanıyoruz: Bildiğimiz bant! Evet, ilginç değil mi? Ben daha önce denemiş ve bu konuda başarılı olamamış bir insan olarak hep başka özel bir tarz banda ihtiyacım olduğunu düşünürdüm ama sonradan öğrendim ki önemli olan bir kaç püf noktasını bildikten sonra bildiğimiz her kırtasiyede bulabileceğiniz bantla istediğiniz her şeyi yapmak mümkün. Bakın ben ne yaptım:




Ben sadece iki renk kullandım ve sadece basit bir çizgi yapmayı tercih ettim ama ihtimalleri bi düşünün! İstediğiniz kadar renkle, istediğiniz her deseni yapmanız mümkün! Peki ben bu konuda niye bu kadar heyecanlandım? Biraz fazla asetonun etkisi olabilir, evet. :D


Önemli olan bi iki noktaya dikkat çekmek istiyorum. Öncelikle altta kullandığınız ojenin tamamen kurumuş olmasına dikkat edin. Bu konuda biraz sabra ihtiyaç var çünkü yeterince beklemezseniz bandı uyguladığınızda alttaki ojeye yapışması ihtimali var. İkinci olarak, bandı istediğiniz şekilde uygulayıp diğer ojeyi sürdükten sonra beklemeden hemen bandı çekmek. Ben hep kurumasını beklememin daha iyi olacağını düşünürdüm ama  eğer öyle yaparsanız oje kuruduğunda banda yapışıyor ve bandı çektiğinizde oje de beraberinde geliyor. Dolayısıyla hız önemli.




Bir de flaşlı görürsek:




Son olarak da başrolde son dönemin modası, benim de en sevdiğim yüzüklerimden biri olan çiftli yüzüğümüzü görüyoruz:




İşte böyle. Yeni bi şey öğrenmiş çocuklar gibi ilk başarılı girişimimi hemen koyduğumun farkındayım ama bundan sonra daha pek çok fikir var aklımda bu teknikle uygulayabileceğim, zamanla onları da sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Şimdilik hoşçakalın, yorum bırakmayı unutmayın!


Ojeler: Lacivert- L'Oreal 615
           Mavi- Pastel 68

12 Haziran 2012 Salı

Holografik

Merhabalar merhabalar. Son bir kaç gündür buralarda hava sürekli yağmurlu, dolayısıyla insanın hiçbir şey yapası gelmiyor pek. Ama dün bir sebepten Viyana'ya gitmem gerekti, şansıma buranın aksine hava gayet güzel günlük güneşlikti. Ben de gitmişken elim boş dönmedim tabi :) Yine de mevsimin hatrına yazıyı şu şarkıyı dinleyerek okumanızı tavsiye ediyorum.


Bu sefer bir holografik ojeyle karşısınızdayım. Kendisi LOOK by Bipa Nr.8 Green Changer isimli oje.


Marka Avusturya'da meşhur bir kozmetik zincirine ait. Renk mavi/yeşil ve altın tonları arasında değişen bir renk.


Benim ilhamım aslında şu oldu: 



Forever 21 Viyana mağazasında bu kolyeyi gördüğüm an resmen aşık oldum. Normalde ojem kıyafetime uysun diye çok uğraşmam aslında ama bu sefer biraz etkisinde kalmış olabilirim :)


Hep moda blogger'ları mı kombinleri koycak bu sefer de benden :)


Tabi adı üstünde holografik olduğu için her ışıkta farklı renklerde görünüyor. Ayrıca tırnakta şişedeki gibi mavi değil daha çok yeşil tonlarında. Ama ben sevdim.


Farklı ışıkta nasıl göründüğünü de şöyle görebilirsiniz: (İlki flaşlı diğeri gün ışığında)



Umarım beğenmişsinizdir :) Yorumlarınızı bekliyorum!

8 Haziran 2012 Cuma

H&M Superpink

Merhabalar sevgili ojeseverler! Güzel bir gün ve kısa çaplı bir alışverişin ardından yine blog'umun başındayım. Bu ay benim Avusturya'daki son bir ayım, sonrasında Türkiye'ye dönüyorum. Tahmin edersiniz ki devamlı gezmekte olduğum için :) çok yaratıcı fikirler uygulamaya zamanım olmuyor bu aralar dolayısıyla bugün sizlerle sadece yeni aldığım bir ojeyi paylaşıyorum.


Avrupa şehirlerinin en sevdiğim yanlarından biri de adım başı H&M'lere sahip olmaları :D Kapitalizm bizi ne hallere getirdi! Her neyse :D Bugün yine öyle sadece bakmak için girdiğimiz H&M mağazasından bir etek bi de oje alıp çıktım :) Aslında ojelere bakmıştım hiçbiri çok dikkatimi çekmemişti ama tam kasaya gelmişken kasanın yanında bunu gördüm:




İsmine de bayıldım: Super Pink! Gerçekten tam anlamıyla bir super pink. Kırmızı/pembe tonları pek favorim değildir aslında ama bu rengi görünce dayanamadım. Üstelik sadece 99 cent! Başka renkleri olsa bi avuç dolusu alıp çıkardım muhtemelen ama maalesef tek renk buydu.


Açıkçası alırken kalitesi konusunda şüphem vardı. Çünkü malum, H&M'in genel olarak ne kadar kaliteli olduğu tartışılır zaten, bir de kozmetik ve bu kadar ucuz olunca.. Ama şaşırtıcı bir şekilde çok memnun kaldım. Bir kat base coat üzerine 2 kat olarak uyguladım. Biraz likit bir kıvamı var ama renk yoğunluğu açısından son derece başarılı. Hem de parıl parıl :)



Tabi ki boyutunun küçük olmasının da etkisi var fiyatında ama şimdiye kadar çok nadiren oje bitirmiş aç gözlü bir oje delisi olarak çok da dert etmedim bu durumu açıkçası :) Sonuç olarak bu küçücük ojecik benim H&M'in kozmetik ürünlerine karşı önyargımı değiştirdi itiraf etmem gerekirse, en kısa sürede başka ürünlerini de denemeyi planlıyorum.


Bu güzel yaz gününde bir yazımı daha bitirirken sizleri Hugh Laurie'yle başbaşa bırakıyorum. Mutlaka dinleyin!


Free Blog Template by June Lily