Pages

19 Kasım 2011 Cumartesi

Watermarble aşkına!

Sonunda yaptım! Onlarca denemenin sonunda başarılı bir watermarble uygulaması elde edebildim. Tabi elin gavurları watermarble demiş adına ama bu bizim bildiğimiz yüzyıllık geleneksel Ebru sanatı. Tabi ki Ebru sanatçılarının yaptığı gerçekten "sanat" , bizim yaptığımız onun yanında kurşun kalemle çöp adam çizmek gibi bişey ama yine de yapılışı açısından birbirine benzeyen iki uygulama. Youtube'da watermarble yazdığınız zaman bir sürü video bulmanız mümkün dolayısıyla birebir görebilirsiniz nasıl yapıldığını. Benimki de şöyle oldu:



Dediğim gibi uygulamayı baştan sona videolarda görebilirsiniz ama ben sadece benim işime yarayan birkaç püf noktasını paylaşmak istedim.

-Öncelikle kullandığınız kap plastik olmamalı. Cam veya seramikte en iyi sonucu alırsınız. Ben cam bardak kullandım.

-Tırnağınızda baloncuklar oluşmaması için parmağınızı 45 derece açıyla suya batırmanız gerekiyormuş. Ben bu konuda çok başarılı olamadım ama zamanla başarıcam inanıyorum :)

-Ben yine bu detayı atladım ama uygulamayı yapmadan önce tırnağınıza bir kat base coat olarak nude tonlarda ya da beyaz bir oje sürmenizi tavsiye ederim.

-Su olarak oda sıcaklığında içme suyu kullandım, ojenin daha iyi dağılmasını sağlıyor.

-Kullanacağınız renklerin en azından birinin biraz koyu bir renk olması iyi olur. Çünkü ojeyi suya damlattığınız zaman suyun yüzeyinde dağıldığı için renk yoğunluğu da azalıyor. Bu konuda ben Pastel ojeleri tavsiye ederim.

-Kullanacağınız masaya naylon, gazete kağıdı vb birşeyler sermeniz iyi olur çünkü ortalık gerçekten biraz kirleniyor :)

-Videoların çoğunda ojeler iç içe damlatılarak yapılmış ama ben şöyle yapmayı tercih ettim:


Bu şekilde desen konusunda daha özgür oluyorsunuz. Genel olarak tembel bi insan olduğum için tırnaklarımın etrafını bantlamadan yaptım ve daha sonra bütün parmağıma bulaşan ojeleri silmeye uğraşırken tırnaklarımı da yer yer bozdum. Dolayısıyla siz siz olun 2 dk daha zaman ayırın benim gibi tembellik yapmayın :)

Sonuç olarak olay bundan ibaret yani. Biraz emek isteyen bişey ama inanın uğraştığınıza değiyor. Dışarı çıktığım ilk gün bir sürü insan (çoğu da erkek olmak üzere) hayran kaldı ve nasıl yapıldığını sordu. Ama yine de sadece sabırlı bir insansanız bu işe kalkışın, benden söylemesi :)

Ojeler: Pastel no: 68
            Flormar Supermatte serisi M103



3 Kasım 2011 Perşembe

Matte

Merhabalar! Öncelikle baştan söyliyim, bu seferki post'ta öyle pek bi atraksiyon yok :) Sadece şöyle bir huyum var. Genelde uzun tırnak kullanırım, hatta tırnaklarını kestiği zaman resmen kendini savunmasız hisseden bir insanım. Ama an geliyor ki "Aman yaaa." diyip bir anda hepsini kökten kesiveriyorum. Bu da o anlarımdan biriydi işte. Bir anlık pişmanlık duysam da klasik "Kökü bende değil mi yaa." tavrıyla silkindim ve bari sevdiğim bi renk olsun diyerek sizler için Claire's Matte serisinden 29 no'lu ojeyi seçtim.


Bu küçük tombul mat şişesi içinde (evet şişesi de mat) çok hoş bir fuşya tonuna sahip bir oje.



Mat ojeleri seviyorum. Çünkü bu tür ojelerdeki kıvam ve renk yoğunluğunu başka hiçbir ojede bulmak mümkün değil. Tek katla son derece kapatıcı ve pürüzsüz bir uygulama elde ediyorsunuz. Sürdükten 1-2 saniye sonra matlaşmaya başlıyor.


Her ne kadar ışıktan dolayı fotoğrafta biraz parlama olmuş olsa da inanın bana son derece mat :) Genel olarak Claire's ojelerini seven bir insan olarak Matte serisini de son derece başarılı bulduğumu söylemeliyim.

Bu arada tırnakları kısa olunca neredeyse hiçbir şeyi tutamayan, kapakları falan açamayan bir tek ben miyim? 

28 Ekim 2011 Cuma

Biraz müzik

Dışarı çıkmayı düşünüp sonra soğuktan dolayı vazgeçtiğim bir günde yine tabii ki fazla boş zamandan sıkılıp bütün bu zamanı tırnaklarıma ayırmaya karar verdim. Öncelikle bu sebepten dolayı bu post'u okurken şu şarkıyı dinliyoruz.


Vee bakın bugün menümüzden ne çıktı:



Piano tırnaklar! Pek çok tasarımda en büyük yardımcım olan ince fırçalı Flormar Nail Art serisinden siyah ojem yine yardımıma koştu. Aslında ilk aklıma gelen beyaz üzerine basit düz siyah çizgiler şeklindeydi ama masamın üstündeki bir yüzük bana ilham kaynağı oldu ki kendisi de burada:


Gördüğünüz üzere aslında çok basit bir fikir olmasına rağmen çok hoş bir görüntü ortaya çıkarıyor. Sonradan araştırdım ki sadece bana ait bir fikir değilmiş ama olsun benim ilham kaynağım yüzüğümdü :) 

Uygulaması gayet basit, ince uçlu fırçayla paralel çizgiler yaparak üst kısımlara kalın çizgilerle tuşları çiziyorsunuz. Birebir orijinal bir piyano gibi görünmesini istiyorsanız üstteki siyah tuşları oluşturan kalın çizgiler 2-boşluk-3-boşluk-2- şeklinde gitmeli. Ama derseniz ki ben serbest takılırım, istediğiniz sırayla hatta istediğiniz renklerle yapabilirsiniz ;)


27 Ekim 2011 Perşembe

Balkabağı!

Biliyorum, yeni blog yazmaya başlayan birisi için fazla tembelim ama okuldu işti derken bazen unutuyorum bazen de zaman ayıramıyorum. Ama sonunda toparlandım ve kendime geldim, işte yepyenii bir post'la karşınızdayım! Sırf yeni ve farklı bir renk almak için (evet bunu çok yapıyorum) arasına daldığım Flormar rafları arasında bu renk gözüme çarptı. Balkabağı! Neon Colors serisinden N004 no'lu oje. Siyah olan da Nail Art serisinden NA12. Önce turuncu rengi tek başına sade olarak kullanmıştım ama sonrasında ters French diyebileceğimiz böyle bir uygulama yaparak biraz hareket katmaya karar verdim:

Önceleri Flormar'ı hiç sevmeyen ve kalitesiz bulan bir insan olarak son zamanlarda bu fikrim ciddi şekilde değişti. Kıvamı, renk yoğunluğu ve sayısız ton seçeneğiyle gerçekten son zamanlarda gözüme girmeyi başardı doğrusu. Siyah oje zaten nail art yani ince uçlu fırçalardan olduğu için ben herhangi bir sticker ya da şablon kullanmadım ama normal French oje stickerlarını kullanarak daha düzgün bir görüntü yakalamanız mümkün.

12 Ekim 2011 Çarşamba

Hello Halloween!

Her ne kadar bize ait olmasa da evrensel olarak bakıldığında en eğlenceli kutlamalardan sayılabilecek Cadılar Bayramı yani Halloween yaklaşıyor. Halloween diyince illa ki turuncular, balkabakları gelmesin aklınıza sadece, önemli olan o korku atmosferini yakalayabilmek. Ben de bu neşeli günün şerefine değişik bir şey denemek istedim.



Bir önceki postta da bahsettiğim gibi renkli French'leri seviyorum. Burada da Claire's ışıltılı parlament mavisi ojemi kullandım (ojenin üzerinde no 01 yazıyor ama bu konuda tereddütlerim var :) )Gördüğünüz üzere ojeyi uç kısımlara biraz cömertçe sürüp ince bir çubuk ( ya da kalem) yardımıyla aşağı doğru çizgiler yaparak bu "spooky" görüntüyü yakalamak mümkün :) (aynı hissi yaratacak Türkçe bir kelime bulamadım :) ) Hatta biraz daha dikkatli çalışarak alev efekti yaratmanız bile mümkün.


Daha öncelerden de şöyle bir denemem olmuştu:


Gördüğünüz gibi küt törpülenmiş tırnaklarda daha da hoş duruyor. Burada kullandığım yine Claire's Matte serisinden 29 nolu mat ojeydi. Ama siz bu şekilde yeşil üzerine siyah ojeyle bir Frankenstein bile yaratabilirsiniz :) Her şey sizin yaratıcılığınıza kalmış ;)


Happy Halloween diyerek bir şarkıyla bu yazıma son veriyorum ;) Tamamen serbest çağrışım :D

9 Ekim 2011 Pazar

Renk renk French!


French manikürü kim bulduysa takdir etmek gerekir. Öyle bir şey ki, kim yapsa yakışıyor, anında daha güzel ve bakımlı görünen eller ortaya çıkarıyor. Ama benim anlamadığım şey şu, milyonlarca renk varken, neden sadece beyaz? Tamam beyaz daha temiz, daha sade bir görüntü sağlıyor ama neden sadece beyaz? Ben şahsen çok nadir beyaz French yapmayı tercih ederim. O kadar seçenek varken neden en sıkıcısıyla yetinelim? :)


Ben de görebileceğiniz üzere farklı bir renk kullanmayı tercih ettim. Kullandığım Pastel'in 20 numaralı nar çiçeği tonundaki rengi. İstediğiniz her rengi kullanabilirsiniz aslında. Demek istediğim, French manikür sadece beyaz olmak zorunda değil. Biraz renklenelim! :)

Rawr!

Nail art, ya da oje sanatı diye düşünüldüğü zaman uçsuz bucaksız bir dünyayla karşılaşmak mümkün. Her ne kadar hemen her kadın (taa küçük yaşlardan başlayarak) oje sürüyor olsa da olayı "sanat" düzeyine taşıyabilmek ayrı bir mesele. Ben hiçbir zaman bu olayı "sanat" düzeyinde yapabildiğimi savunmadım, zaten internette küçük bir araştırma yaparak işin ne boyutlara ulaştığını rahatlıkla görebilirsiniz. Benim tek savunduğum şey şu: Küçük adımlarla, basit tekniklerle de kendimizi farklılaştırabilmemiz mümkün.


Bu açıdan benim denediğim ve çok sevdiğim desenlerden biri bu: Leopar! Tabi ki daha doğal olsun, orijinaline benzesin derseniz camel tonda baz, üzerine kahverengi noktalar ve siyah çerçeveler şeklinde yapabilirsiniz. Ama ben şöyle bir şeyi tercih ettim:



Yani leopardan ilham alarak tamamen farklı bir şey oldu benimki :) Nasıl yapıldığını anlatmama gerek var mı bilmiyorum ama gördüğünüz zaman da rahatlıkla anlayabilirsiniz aslında. İstediğiniz renkte ojeyi taban rengi olarak sürün. Üzerine rastgele dağınık noktalar yapın. Noktaların aynı boyutta ya da simetrik olması gerekmez. Hatta olmaması daha iyi. Sonra da yaptığınız noktaların etrafına siyah ojeyle çerçeve yapın. Bu kadar basit!


Şöyle de bir denemem oldu:



Gördüğünüz üzere taban rengini koyu, noktaları açık ya da tam tersi, taban rengini açık noktaları koyu renk tutarak farklı görünümler yakalayabilirsiniz.


Ojeler: -Mavi: Claire's (31 olmalı ama emin değilim :/)
           -Beyaz: Flormar M103
           -Siyah: Flormar NailArt NA12
           -Pembe: Claire's Matte serisi 29

Iletiselim!

Bana her türlü ulaşabilirsiniz! :)


E-mail: ojedenojeye@hotmail.com


Twitter


Instagram

Deneme bir ki!

Merhaba blog dünyası! Bu benim ilk blog deneyimim değil ama bu kadar ilgili olduğum bir konuda giriştiğim ilk iş olabilir. Yıllar boyu insanlardan "O nasıl tırnak öyle!" "Onu nasıl yaptın??" tarzı tepkiler aldım. Bu durumdan da hiç şikayetçi değilim aslında. Hayat boyu hep sanatsal bir şeyler yapmak istedim, müzikle ilgilendim, resim yaptım, el işi bir çok şeyle uğraştım. Ama hayat dönüp dolaşıp beni garip finans terimleri arasında yaşamaya mecbur bıraktı. Ben de ne kadar kurtarsam kârdır diyerek bütün sanatsal ilgimi tırnaklarıma yönlendirdim :) Bazı insanlara ne kadar boş bir uğraş gibi gelse de benim en mutlu olduğum, en rahatladığım anlardır tırnaklarımla uğraştığım anlar. Farklı renkler denemeyi ve desenler üzerinde çalışmayı çok seviyorum ve yaptıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sizin de ilginizi çekiyor biliyorum! :)
Free Blog Template by June Lily